HER ZAMAN YALNIZ, HER ZAMAN TEK BAŞINA
Bu hiçbir zaman farklı biçimde vuku bulmadı ki!..
Biz hiçbir zaman mücadelemizi destek bularak vermedik ki!..
3 Temmuz’dan beri yaşananlar, yaşatılanlar köklü bir yıkımı sağlamak için kalkışılmış büyük çaplı bir kuşatma olsa da öncesinde de bundan farklı değildi ki!..
Fenerbahçe hangi dönemde yalnız başına mücadele edip, tek başına direnen olmadı ki?..
İçinde bulunduğumuz her yarışmada değişen rakiplerimiz hep destek bulan, arkadan itilen, topyekûn pohpohlanarak karşımızda direnenlerdi.
Bu gerçekleri saptırıp “Fenerli Medya, Fenerasyon, hakemler Fenerbahçe’yi kolluyor” yalanları ile kamuoyunun bilinçaltına oynayanlar yine sahnede oyunlarına devam ediyorlar.
Üstelik bu kez çok daha acımasızca ve çok daha şiddetli bir ahlaksızlıkla!
Zirveye oynadığı her dönemde rakibi olanların etrafında güç birliği yapanlar şimdi eski ruh arayıcılarının peşine takılmış yürüyeduruyorlar!
Ey Fenerbahçeli!..
Ey Fenerbahçeli futbolcu, yönetici, teknik direktör, malzemeci, tesis çalışanı…
Ey kendini Fenerbahçe’nin neferi sayan insan evladı!..
Hala uyanmak, safları her zamankinden daha fazla sıklaştırmak, sımsıkı ve sert bir yumruk olmak için ne gibi bir bahane arıyor, neyle yüzleşmek istiyorsun?!
Bursaspor itelenirken kendi kusurlarımızla katkıda bulunduk. Ama aynı güç birliği iş başındaydı. Kendi kendimizle çatışma zekâsızlığından büyük resmi kaçırdık.
Trabzonspor uzun yılların hasretine son vermek üzere rüzgârı yelkenlerine doldurduğunda bu kez tahmin edemedikleri bir geri dönüşle güle oynaya alacaklarını zannettikleri kupayı söküp aldık. Hemen akabinde yaşananlar neyin intikamı zannediyorsunuz?!
Bu kez işi sağlama almak ve “başarırsa onlar başarır” diyerek karşımıza ülkenin diğer büyük(!) gücünü çıkartmak için her türlü hazırlık yapıldı, koşullar lehlerine oluşturuldu ve ister kapalı kapılar ardında, ister alenen; bütün destek verilmeye başlandı.
Türk Futbolunun medar-ı iftiharı imparatoresinin önündeki çakıl taşları yıllar öncesindeki seri başarılarında(!) olduğu gibi temizlenmeye, sorun teşkil edecek tek gücü çaresiz bırakacak hamleler yapılmaya yüz tuttu.
Dün oynanan maçı iyi irdeleyin. Orada yaşananlar birçok ipucunu anlayanlara gösteriyordu.
Hakemlerin çok basit(!), insani(!) hatalarının nasıl da gerekli anlarda devreye girdiğini ve bunun böyle devam edeceğini gözlemleyin.
Rakibi olan bir teknik direktörün öfke dolu olması gerekip, tepki ile soyunma odasına gitmesi beklenirken nasıl da kucaklaştıklarını, yaşadıklarından gayet memnun biçimde ve görevini yerine getirmiş insan rahatlığında resim verdiğini görün!
İşte bu açık kurgunun muhatabı olarak daha sağlam, daha dirençli ve daha iştahla mücadeleye devam etmenin gerçeğine uyanın!
Bu mücadelede zayıf kalacak, isteksiz olacak, başka hesaplar yapacak hiçbir kimsenin aramızda yeri yok! Bu ister yönetici olsun, ister futbolcu, isterse de taraftar!
Unutmayın!
Fenerbahçe içinde olduğu yarışmalarda tek başına mücadele ettiğinden daha da yalnız ve tek başınadır.
Yalnız olanlar, gücünü dağıtacak yan yollardan uzak durup, zayıflamaya neden olacak tuzaklara düşmeden kurtuluş mücadelesini vermek zorundadır!
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder