30 Aralık 2009 Çarşamba

AKIL TUTULMASININ DA ÖTESİ

Topyekün saldırı altındayız.

Bir yanda TFF tüm kademeleri ile silahlarını kuşanmış bize karşı kullanıyor...

Bir yanda medya ipin ucunu kaçırmış kime ne söylediğinin farkında değil...

Öte yanda biz olanlar bunlara destek olurcasına sakinlik içinde...

Henüz aday olma aşamasındayken 6 yıl sonrası ülkemizde düzenlenmesini arzu ettiğimiz bir organizasyonda hizmet vermesi planlanan tesisler ve bunların bulunduğu bölgeler için bir seçim yapılmış.

Kendi açıklamalarında bu seçimin kriterlerini belirtirken, önemli ve belirleyici noktalara temas edilmiş. Haklılık payı yüksek değerlendirmelerle kullanılacak merkezleri belirlediklerini ifade eden açıklamada tutarsızlıklar olduğunun farkında olunmamış.

Kazma vurulmamış tesisleri ilgili şartlara uygun hazırlayabileceklerini düşünerek adaylık cüretini gösterenler, ellerinde çok önemli bir organizasyona ev sahipliği yapmış, eksik yönleri de 6 yıl içinde istenirse fazlasıyla giderilebilecek bir yapıtı göz ardı edebilmişler.

Diğer şehirlerin seçimi için vurgu yapılan kriterlere sözümüz olmasın diyelim -hoş çok sözümüz var da yok farz edelim- de...

Avrupa Futbol Şampiyonası organizasyonunu ülkemize alabilmek için dünya üzerinde iki kıtayı birleştiren bir şehri kullanacaksınız...

Bu şehirde yakın tarihte UEFA finali oynanmış, ülkenin en modern stadı ve üstelik Asya Kıtası ayağında yer alacak...

Aynı şehrin Avrupa Kıtası ayağında değişik seçenekleriniz bulunacak...

Bunların arasından önemli, kıta bağlantısı gibi bir ayrıntıyı hiçe sayıp, stadın tescillenmiş kalitesini kabul etmeyip, ipe sapa gelmez bahaneler uydurup, sanki farazi sakıncalar 6 yılda giderilemezmiş gibi kamuoyuna yansıtarak Şükrü Saracoğlu Stadyumu'nu listeye almayacaksınız...

Binlerce insanın maç dışında zamanını geçirebileceği hiçbir özellikleri olmayan statlara, haldır huldur götürülüp, maç için tribünlere tıkıştırılıp, yine maç sonrası aynı pespayelikle konakladıkları yerlere taşıyarak kullanacakları mekanları uygun bulacaksınız...

Fenerbahçe Spor Kulübü, haklı olarak devre dışı bırakılan bir değeri neden listeye almadıklarını sorduğunda da kulübün büyüklüğüne atıfta bulunarak haddinizi aşacaksınız!..

Yapılan açıklamada yer alan "...bu proje, Türkiye'nin projesidir. Bir futbol etkinliğinden ibaret olmayan EURO 2016; turizm, kültür, tesisleşme, spor eğlencesi ve en önemlisi ülke tanıtımı konularında ülkemize tarihi katkılarda bulunma potansiyeline sahiptir." ifadesi ile seçilen tesisler ne derece örtüşüyor?

Bu seçimlerde önemli katkıları olan isimler hakkında sorulan sorulara muhatap olan kişiler de lütfen cevap verip "yanlış bilgilerle insanların yanıltılmaması gerektiğini" savurmuşlar.

Nedense, sorulara muhatap olanlar dışında bu işleri yürütecek başka kalifiye eleman bulunamamış da organizasyon şirketleri ile bir şekilde bağlantısı olmuş, ya da olan isimler, üstelik tesis seçimlerinde de rol oynayan isimler işin içine girmiş.

Sorulara tek tek ve tatminkar cevaplar vermek yerine doğrulukları net olmayan ifadelerle geçiştirmek bu ülkede geçerli yöntem nasılsa...

Halkımız verilenleri doğru mu yanlış mı bilmeden sindirdiği için bu bilgiler de yeğ.

Her kademesi ile, Fenerbahçe gibi haksızlıkların karşısında olan bir camiaya darbe vurma özel çabasındaki TFF, içinde bulunduğu gaflet uykusundan en kısa zamanda uyanmazsa büyük bir yıkım sürecine girmesi kaçınılmazdır.

Önümüzdeki günlerde gerçekleştirilecek yeni yayın ihalesi aşamasında, Fenerbahçe ile ters düşmenin, hak etmediği uygulamalara uğratmanın, görevleri başında formalarını çıkartma ahlakına sahip olmayanlarca haksızlıklar yaşatmanın neticesini göreceklerdir.

Futbolu adil ve modern çizgiler içinde yönetmesi gerekenlerin bir camiaya alenen düşmanlık beslemesi ve bu yönde yaptırımlara gitmesi elbette semeresine kavuşacaktır.

Fenerbahçe taraftarının bütün bunlara rağmen hala birlik içinde hareket eden bir güç teşkil etmemesi ayrı bir ilginçliktir.

Olayın boyutu öyle yerlere gelmiştir ki; medyanın çirkin köşelerinde kendilerine yer bulan dışlıklar, TFF'nun cüreti karşısında güç bularak bir camiayı aşağılayacak kadar ileri gidebilmektedir.

Üstelik bu ülkede spor alanlarında, özellikle futbol maçlarında tribünlerde gerçekleşen onlarca iğrençlik arasında parmakla sayılabilecek yanlışları hep oluyormuş gibi gösterip, kendi pisliklerini, iğrençliklerini yok sayarak...

Bu ülke insanı artık akıl tutulmasının da ötesine geçmiştir.

Yoksa, bütün çirkinliklerle mücadele eden ve az da olsa bir mesafe kat eden bir camia, başka yerde el üstünde tutulacak olmasına rağmen kendi ülkesinde böylesine hançerlenmezdi.

Buna kendi insanları da dahil!..


http://twitter.com/hhosca

10 Aralık 2009 Perşembe

ANLAYIŞ FARKINA DİKİZ!

Deveye sormuslar "boynun neden egri?"
Deve de...

Ulke bazinda yillardir artarak devam eden bir "ahlak erozyonu" icindeyiz. Bu erozyonu, yasamimiza dahil olan her alanda carpici ornekleri ile gormek mumkun.
Devletin basindan ailenin en kucuk fertlerine kadar, kanser gibi yayilmis bir hastalik durumu...

Bu hastaligin onlenemez olcude artmasinda bas rolu Turk Medyasi almaktadir. Bunun aksini dusunmek, akilli isi olmasa gerek!

Spor basini da uzerine dusen payi haliyle ustlenmis...
Kendi varligini ve rantini dusunerek, bu ulkenin en buyuk ve dirayetli camiasinin uzerine gitmek, saglayacagi fayda acisindan kacinilmaz olandir.

Cikarlari dogrultusunda en buyuk uzerine oyunlar oynamak...
Aksini iddia eden -bunlarin arasinda kendimizden saydiklarimiz da onemli olcude yer tutuyor- insanlar olsa da en saglikli yapilanma ve buna bagli hedeflere ilerleyisi nedeniyle digerleri ile arasindaki farki giderek acan, "tek" olmaya kosan Fenerbahce'nin "ekmekleri" ile oynamasi bunlarca kabul edilebilir degil!

Bu kulubun baskaninin iddiasini ortaya koymak ve gecen yillarda elde edilen basarisizliklar uzerine "3 yil ust uste sampiyonluk" sozu vermesi...
Yayin gelirlerinin hakettigi degeri bulamadigi ve bu nedenle yeni yayin ihalesinin "olmasi gereken bedel" uzerinden yapilmasi soylemi...
Bunu hayata gecirmek uzere "Kulupler Birligi Vakfi Baskani" olmasi ve yaptigi calismalarla tum kuluplerin basini dondurmesi...
Basinin ellerinde tuttuklari ve istedikleri bicimde manuple edebildikleri kurum ve kuruluslara karsi onurlu bir mucadelenin icinde bulunulmasi...
Bunlara eklenebilecek onlarca neden...

Sen misin, haftalardir bariz hatalarla puanlari gasbedildigi halde sesi cikmayan, fakat kendi camiasinin baskisini da goguslemek ve gazlarini almak adina, bence de yerinde olmasa da gerekli olan bir cikis yapan?..
Sen misin, sezon basinda "bu hakemlerle lig bitmez, gerekirse yurtdisindan hakem getirilmeli" dedigi halde destek bulamayan, ancak simdi tum kuluplerin fikirbirligi ile hakli bulduklari?..

Bu cirkin, hastalikli ve balcik olmus duzende yeni bir yapilanma icine girmek senin ne haddine!!.. Ustelik gectigimiz sezonlarda bunun olmasi gerektigini bas bas bagiranlar oldugu, "artik futbol takimi ile alakasini kesmeli, en iyi bildigi isleri yapmali" diyenler oldugu halde.

Kim gelmis, bu genel arzu ile olusturulmaya calisilan makama?.. Hepimizin adamligina hayran oldugu, pirlanta dedigimiz, yillardir bu kulupte gorev almasi gerektigi uzerine destanlar yazilan Aykut KOCAMAN...

Tum samimiyeti ve safligi ile gecen gun basinin karsisina cikan...
Estirilen firtinalara karsi kontrolunu kaybetmeden olmasi gereken cevaplari veren...
Kellesi istenen futbolcular hakkinda icten duygularini profesyonel olculerde dile getiren ve gerekenin yonetmelikler olcusunde yerine getirilecegini soyleyen...
Hakkinda cikan asilsiz iddialara ahlak anlayisi geregi utansa da cevap vermek zorunda kalan ve dogrularin hic de yazilip cizildigi gibi olmadigini gosteren...
Tertemiz kisiligi ile simdilerde mevkisini dolduracak karizmaya sahip olmadigi sacmaliklarina muhatap kilinan...
Ama kulubumuzun arkasinda durmasi, bizlerin de destek vermemiz halinde gercek anlamda kurumsal bir yapiya kavusarak, bunca sorundan siyrilmamizda rol oynayacak olan ADAM GIBI ADAM.

Hani hep denir ya; "biz seni galibiyetler, kupalar, sampiyonluklar icin sevmedik" diye!..

Koca bir yalan!

Belki bir kesim icin dogru olabilir, ama genel olcu itibari ile koskoca bir yalan!

Kulubun bazi branslarinda sancilar oldugu bariz. Akli ve gozu kor olmayan herkes bunu gorebiliyor.
Fakat, butun bunlara ragmen olusan tepki furyasi cozume ulasmasi mumkun olan bu sorunlarla dogru orantili degil.

Anlayis farki diye tutturulmus giden bi'seyler var.

Kabaca ifade etmeye calistigim bir duzenin icinde herkesten fazla yerle bir edilmeye calisilan kendi insanina karsi olan anlayis...
Evladini herkesin onunde azarlayip, hakedip etmedigini bilmedigin halde cevrene hosgorunmek, otoriter tavrini kanitlamak icin kendi canindan olani zor duruma dusurmek tadindaki anlayis...

Topyekun bir ceki duzen icine girmek gerektigi konusunda israrliyim.

Kimse kendini soyutlayip belli bir nokta uzerine yogunlasmasin artik!

Lutfen!


http://twitter.com/hhosca