ŞARK KURNAZLIĞINA FEDA EDİLEN ÖZER
Ligin 8.haftasında Fenerbahçe Konya deplasmanına çıktı. Maçtan önce takımı ile ilgili teknik analiz yapan Aykut Kocaman, Konyaspor maçı hakkındaki görüşlerini açıklarken öngörülerinde şuna yer veriyordu:
“Ziya Doğan’ın olması maçın özellikle markaj ve futbol içindeki sertlik oranının biraz daha yüksek olacağını gösteriyor.”
Maç öncesi Konyaspor kanadından ise özetle şu açıklama geliyordu:
“Medyada takımımızla ilgili yer alan ´ligin en sert‚ en hırçın ve en çok kart gören takımı´ şeklindeki haberleri üzüntüyle takip ediyoruz. Konyaspor ile ilgili bu ön yargılı haberlerin Fenerbahçe karşılaşmasını yönetecek hakemlerimizi etki altına almak amacıyla yapıldığını düşünmek bile istemiyoruz. Fenerbahçe gibi bir takımın zaten buna ihtiyacı da yok. Geçtiğimiz sezonlara bakıldığında takımımızın canını en çok yakan‚ en önemli hakem hatalarının yaşandığı maçlar maalesef Fenerbahçe ile yapılmıştır. Bu maçlarda önemli puanlar kaybettik. Konyalı bu maçları hiçbir zaman unutmadı. Biz pazartesi günü oynanacak maçta adil ve tarafsız bir hakem yönetimi istiyoruz. Adil ve tarafsız bir hakem yönetimi gösterilmesi durumunda Fenerbahçe karşısında galip gelecek kadroya ve güce sahibiz.”
18 Ekim 2010 / Pazartesi günü oynanan Konyaspor-Fenerbahçe maçını konuk takım 4-1 kazanırken verilmeyen 3 net penaltısı ve sertliğe karşı gösterilmeyen kartlar maça damgasını vuruyordu.
Maçın henüz 13. dakikasında sol ayağına aldığı darbe ile sakatlanıp oyundan çıkan Özer Hurmacı’nın durumu ile ilgili kulüpten yapılan açıklama şöyleydi:
“Fenerbahçemizin Spor Toto Süper Lig`de oynadığı Konyaspor maçında sakatlanan oyuncumuz Özer Hurmacı`nın, daha önce de operasyon geçirdiği sol ayak tarak kemiğinden bir kez daha ameliyat olmasına karar verildi.”
Aldığı darbe nedeniyle ayak tarak kemiğinde çatlak oluşan Özer Hurmacı’nın bu operasyon sonrası 3 ay süre ile sahalarda yer alamayacağı öngörülüyor.
Maçın kaybedilmesinin ardından Konyaspor teknik direktörü Ziya Doğan’ın verdiği demeçte yer alan görüşleri ise hayli ilginçti:
“Ben Türk antrenörlerinin çok başarılı olmasını her platformda gündeme getiriyorum ve başarılı olduğunu kabul ediyorum. Ancak şartların eşit olmadığı Türkiye liginde bir de ufak tefek kurnazlıklara kaçmamak lazım. Aykut Kocaman bir basın toplantısında 'Konyaspor sert oynuyor, maç sert geçecek' dedi. Bu yanlış kullanılabilir. Bir gazete bunu 'Fenerbahçe tekmeden korkuyor' diye yazdı. İşte bunlara çok dikkat etmek lazım. Şark kurnazlığı yapmayalım. Ben Aykut hocanın çok başarılı olmasını fazlasıyla istiyorum. Ama hem imkanların çok iyi olacak, hem 6-8 milyon avroluk bir takıma karşı oynayacaksın hem de böyle Şark kurnazlığıyla avantaj sağlamaya çalışacaksın. Bu yakışmaz. Bu bizi biraz gerdi.”
Maç boyunca tribünlerin kötü tezahüratları ve yakışıksız sataşmaları nedeniyle rahatsızlığını dile getiren takım kaptanı Emre Belözoğlu açıklamasında şu ifadeleri kullanıyordu:
“Konyalı taraftarlara şunu söylemek istiyorum, Konya büyük bir insana ev sahipliği yapmış şehir. Hiç kimsenin annesi küfürü hak etmediği gibi bizim annelerimiz de hak etmiyor. Mevlana’nın şehrinde bunun olmasına futbolcular olarak çok hayıflandık .”
Düştükleri durumdan hoşnut olmadığı belli olan Konyaspor’un maç sonrası yaptığı açıklama ise şu şekildeydi:
“Sahamızda oynadığımız ve misafir etmeye çalıştığımız Fenerbahçeli futbolculara maçın oynandığı esnada yapılan çok ağır hakaret ve küfürleri kabul etmek insanlık onuru taşıyan hiç kimsenin harcı değildir. Üstelik küfür edilen oyunculardan bazılarının milli futbolcular olması, kutsal dediğimiz milli formayı taşıyor olması, hatta milli takımımızın kaptanı olan Emre'ye annesi üzerinden yapılan küfürleri kabul etmek asla mümkün değildir. Maçta ağır, haksız, galiz küfürleri eden insanların kendi annelerinin ellerini öperken yapmış oldukları küfürleri hatırlarına getirmelerini istiyor, kendilerini vicdana davet ediyoruz.”
Maç öncesi Aykut Kocaman’ın basit bir tespitini hakemleri etkileme çabası olarak değerlendiren…
Maçta her ne hikmetse(!) ters yönde etkilenmiş bir hakem sayesinde; verilmeyen penaltılar, çıkmayan kartlar ve milli takımın gelecek vadeden bir oyuncusunun 3 ay sahalardan uzak kalmasına neden olacak sertlikte oynamaktan çekinmeyen…
Üstüne üstlük bir de maç sonrası teknik direktörünün yaptığı açıklama ile Aykut Kocaman’ın şark kurnazlığı yaptığı seviyesizliğini sergileyen bir takımın sorumluları tarafından yapılan özür açıklaması bu kadar basit ve tatmin etmeyecek düzeyde mi olmalıydı?
Maç öncesi yaptığınız açıklamalarla taraftarlarınızı Fenerbahçe’ye karşı kışkırttıktan ve bunun sonucunda maç boyunca aşağılıkça Fenerbahçe’ye saldırmalarına çanak tuttuktan sonra laf ola dilediğiniz özür sorunları çözdü mü?
Özer Hurmacı’nın 3 ay gibi uzun bir süre futboldan uzak kalmasının hesabını bizler hangi şark kurnazlarına sormalıyız?
Neticede Özer Hurmacı sizin gibi şark kurnazlarına feda edilmiş midir?
http://twitter.com/hhosca
21 Ekim 2010 Perşembe
4 Ekim 2010 Pazartesi
KOTANIZ % KAÇ?
Tarih : 18 Eylül 2010 Cumartesi
Yer : İzmir Atatürk Stadı
Maç : Bucaspor-Galatasaray
Süper Lig’e yeni çıkan Bucaspor’un ev sahibi olduğu maçta tribünlerde 40bin civarı seyirci ile maç oynanıyor. Tahmin edileceği üzere tribünlerin ağırlıklı haliyle Galatasaray taraftarlarınca doldurulduğu aşikar. Bucaspor adeta deplasmana gelmiş gibi…
Maçı aktaranların stadın neredeyse dolmak üzere olduğunu belirttiği maçta yetkili isimlerce 28bin biletli seyircinin yanında yaklaşık 12bin biletsiz/kaçak seyircinin tribünlerde yerini aldığı ifade ediliyor.
Kısacası; deplasman takım taraftarına yönelik %5 kota sınırlaması yok. Bunu aklına getiren de…
* * * * *
Tarih : 27 Eylül 2010 Pazartesi
Yer : Ali Sami Yen Stadı
Maç : Kasımpaşa-Fenerbahçe
Ev sahibi Kasımpaşaspor kendi stadyumunda yenileme çalışmaları olduğu için bu maçın İnönü Stadı’nda oynamak istemiş ve TFF maçın bu stadyumda oynanacağını açıklamıştı. Fakat, İnönü Stadı’nın zemininin bozuk olması ve düzeltme/yenileme çalışmaları yapılacağı için Kasımpaşa-Fenerbahçe maçı Ali Sami Yen Stadı’na alındı.
Başlangıçta eski açık tribün olarak bilinen tribünün Fenerbahçe taraftarına ayrıldığı açıklanarak bilet satışına başlandı. Diğer tribünlerden de Fenerbahçe taraftarının bilet almasında bir engel bulunmuyordu. Ev sahibi takım olan Kasımpaşa’nın bu duruma itirazı da yoktu.
Ancak, kullanım hakkı sahibi olan Galatasaray Spor Kulübü yöneticisi Mehmet Helvacı’nın sorulan bir soru üzerine verdiği demeçte şu sözler kamuoyuna ve ilgililere(!) aktarılıyordu: “Bu konuda tartışılacak bir şey yok. Fenerbahçe buraya misafir takım olarak geliyor. Misafir takımın seyircisine bu statta neresi ayrılıyorsa, yine aynı şey olacak. Kasımpaşa maçı olması bir şeyi değiştirmiyor”
Bu açıklamanın ardından TFF misafir takım biletlerinin ayrılan %5’lik kontenjan oranında satılmasını ve belirlenen misafir takım taraftarı tribününde yer almalarını Kasımpaşa’ya tebliğ ediyordu.
İstemese de bunu uygulamak durumunda kalan Kasımpaşa Kulübü, maçın az sayıda taraftarca izlenmesi neticesi ile karşılaşıyordu. Bu maç için stadyuma giden biletli taraftarlar her tribüne sadece bir turnikeden giriş yapılması nedeniyle büyük eziyet çekiyor ve irili-ufaklı tartışma ve olayların içinde kalıyorlardı.
Bilet kısıtlaması yapılmaması halinde stadyumu büyük oranda doldurması beklenen Fenerbahçe taraftarının önüne bir set çekilmiş oluyordu. Kullanım hakkına sahip ama o maçta ev sahibi olmayan bir kulübün yöneticisinin talebi ile TFF tarafından kısıtlamaya gitmeye zorlanan Kasımpaşa tarafından istem dışı yapılan bu uygulama sporseverlerce tepkiyle karşılansa da yapılacak bi’şey kalmıyordu.
* * * * *
Tarih : 3 Ekim 2010 Pazar
Yer : Ali Sami Yen Stadı
Maç : İstanbul B.Belediye-Bursaspor
Maçlarını Olimpiyat Stadı’nda oynayan İstanbul B.B. stat zemininin iyileştirme çalışmaları nedeniyle Bursaspor maçını Ali Sami Yen Stadı’ndaki ev sahipliğinde oynadı.
Bu maç için kullanım hakkı sahibi Galatasaray tarafından herhangi bir kısıtlama talebi yapılmamış olmalı ki; Bursaspor taraftarı yaklaşık 8bin kişi ile hem yeni açık tabir edilen kale arkası tribününde hem de kapalı tribünde kalabalık oranda yerini almıştı.
Ev sahibi takım olan İstanbul B.B.’nin adeta deplasmanda oynadığı bu maç için bir kısıtlamaya gidilmemesi manidardı.
* * * * *
Yukarıda TFF ve ev sahibi kulüpler tarafından değişik kulüplere uygulanan değişik yaptırımları gözler önüne sermeye çalıştım.
Futbolu eşit, adalet duygusu ön planda ve her kulübe aynı uzaklıkta yönetmesi gereken Türkiye Futbol Federasyonu’na oluşan manzara sonucu yüzde kaçlık kotaya sahip olduklarını sormak istiyorum?
Fenerbahçe taraftarını çeşitli saçmalıklarla belli kotaların içine sığdırarak kendilerini tatmin ettiklerini düşünen bütün zavallılar için de aynı soru geçerlidir!
Bu çarpıklığı kamuoyunun takdirine sunamayan Kaliteli(!) Türk Medyası da sorunun muhatabı kabul edilmelidir.
http://twitter.com/hhosca
Tarih : 18 Eylül 2010 Cumartesi
Yer : İzmir Atatürk Stadı
Maç : Bucaspor-Galatasaray
Süper Lig’e yeni çıkan Bucaspor’un ev sahibi olduğu maçta tribünlerde 40bin civarı seyirci ile maç oynanıyor. Tahmin edileceği üzere tribünlerin ağırlıklı haliyle Galatasaray taraftarlarınca doldurulduğu aşikar. Bucaspor adeta deplasmana gelmiş gibi…
Maçı aktaranların stadın neredeyse dolmak üzere olduğunu belirttiği maçta yetkili isimlerce 28bin biletli seyircinin yanında yaklaşık 12bin biletsiz/kaçak seyircinin tribünlerde yerini aldığı ifade ediliyor.
Kısacası; deplasman takım taraftarına yönelik %5 kota sınırlaması yok. Bunu aklına getiren de…
* * * * *
Tarih : 27 Eylül 2010 Pazartesi
Yer : Ali Sami Yen Stadı
Maç : Kasımpaşa-Fenerbahçe
Ev sahibi Kasımpaşaspor kendi stadyumunda yenileme çalışmaları olduğu için bu maçın İnönü Stadı’nda oynamak istemiş ve TFF maçın bu stadyumda oynanacağını açıklamıştı. Fakat, İnönü Stadı’nın zemininin bozuk olması ve düzeltme/yenileme çalışmaları yapılacağı için Kasımpaşa-Fenerbahçe maçı Ali Sami Yen Stadı’na alındı.
Başlangıçta eski açık tribün olarak bilinen tribünün Fenerbahçe taraftarına ayrıldığı açıklanarak bilet satışına başlandı. Diğer tribünlerden de Fenerbahçe taraftarının bilet almasında bir engel bulunmuyordu. Ev sahibi takım olan Kasımpaşa’nın bu duruma itirazı da yoktu.
Ancak, kullanım hakkı sahibi olan Galatasaray Spor Kulübü yöneticisi Mehmet Helvacı’nın sorulan bir soru üzerine verdiği demeçte şu sözler kamuoyuna ve ilgililere(!) aktarılıyordu: “Bu konuda tartışılacak bir şey yok. Fenerbahçe buraya misafir takım olarak geliyor. Misafir takımın seyircisine bu statta neresi ayrılıyorsa, yine aynı şey olacak. Kasımpaşa maçı olması bir şeyi değiştirmiyor”
Bu açıklamanın ardından TFF misafir takım biletlerinin ayrılan %5’lik kontenjan oranında satılmasını ve belirlenen misafir takım taraftarı tribününde yer almalarını Kasımpaşa’ya tebliğ ediyordu.
İstemese de bunu uygulamak durumunda kalan Kasımpaşa Kulübü, maçın az sayıda taraftarca izlenmesi neticesi ile karşılaşıyordu. Bu maç için stadyuma giden biletli taraftarlar her tribüne sadece bir turnikeden giriş yapılması nedeniyle büyük eziyet çekiyor ve irili-ufaklı tartışma ve olayların içinde kalıyorlardı.
Bilet kısıtlaması yapılmaması halinde stadyumu büyük oranda doldurması beklenen Fenerbahçe taraftarının önüne bir set çekilmiş oluyordu. Kullanım hakkına sahip ama o maçta ev sahibi olmayan bir kulübün yöneticisinin talebi ile TFF tarafından kısıtlamaya gitmeye zorlanan Kasımpaşa tarafından istem dışı yapılan bu uygulama sporseverlerce tepkiyle karşılansa da yapılacak bi’şey kalmıyordu.
* * * * *
Tarih : 3 Ekim 2010 Pazar
Yer : Ali Sami Yen Stadı
Maç : İstanbul B.Belediye-Bursaspor
Maçlarını Olimpiyat Stadı’nda oynayan İstanbul B.B. stat zemininin iyileştirme çalışmaları nedeniyle Bursaspor maçını Ali Sami Yen Stadı’ndaki ev sahipliğinde oynadı.
Bu maç için kullanım hakkı sahibi Galatasaray tarafından herhangi bir kısıtlama talebi yapılmamış olmalı ki; Bursaspor taraftarı yaklaşık 8bin kişi ile hem yeni açık tabir edilen kale arkası tribününde hem de kapalı tribünde kalabalık oranda yerini almıştı.
Ev sahibi takım olan İstanbul B.B.’nin adeta deplasmanda oynadığı bu maç için bir kısıtlamaya gidilmemesi manidardı.
* * * * *
Yukarıda TFF ve ev sahibi kulüpler tarafından değişik kulüplere uygulanan değişik yaptırımları gözler önüne sermeye çalıştım.
Futbolu eşit, adalet duygusu ön planda ve her kulübe aynı uzaklıkta yönetmesi gereken Türkiye Futbol Federasyonu’na oluşan manzara sonucu yüzde kaçlık kotaya sahip olduklarını sormak istiyorum?
Fenerbahçe taraftarını çeşitli saçmalıklarla belli kotaların içine sığdırarak kendilerini tatmin ettiklerini düşünen bütün zavallılar için de aynı soru geçerlidir!
Bu çarpıklığı kamuoyunun takdirine sunamayan Kaliteli(!) Türk Medyası da sorunun muhatabı kabul edilmelidir.
http://twitter.com/hhosca
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)