BERBAT EDİLEN ÇUVALLARCA İNCİR
Kabus gibi bir maçı geride bıraktık. Yanımızda olduğuna çokça şahit olmadığımız şansımız tur için avantajlı bir skor elde etmemizde ana faktördü. Bu tür şanslı haller alışık olmadığımız durumlar. Haliyle bünye bir yere kadar kaldırabiliyor. Umarım bundan sonra böylesine büyük ölçüde şansa ihtiyacımız olmaz.
Maç içinde kısa zamanlarda da olsa çok güzel sinyaller görmedik diyemeyiz. Mesela, gollerimiz çok estetik ve organize ataklar sonucu geldi. Hücum anlamında takımın daha da iyiye gideceği şüphesiz.
Fakat, savunma yönümüz ve yardımlaşmayla ilgili sorunlar endişe verici düzeyde. Bunları, eksiklerimiz takıma katıldığında belki gidereceğiz. Ama sezon boyu onlarca maç içinde sakatlığı var, cezalısı var. Kenarda bekleyen oyuncularımızın da en az aslar kadar hazır ve formda olması gerekiyor. Aksi halde çok üzüleceğimiz maçlar olabilir.
Bana göre bu sezon yeni bir yapılanma ve sistem aşılanması üzerine geçmeli/geçecek. Fenerbahçe'ye uygun bir sistemi olan, buna uygun genç, dinamik; oyunun hücum yönünü devamlı halde sahaya yansıtan, takım halinde yardımlaşmalı savunma ve pres özelliği olan oyunculardan kurulu bir takım...
Eksikleri zaman içinde giderebilmek, oturtulmak istenen oyunu bizlere sunabilmek için duyulan ihtiyaç bence zaman. Fakat, bu taraftarın ve camianın buna tahammülü var mi?.. Burası büyük şüphe götürür. Acı örneklerini canlı yaşıyor, yasamaya da devam ediyoruz.
Zayıflatıldığı, istikrarsızlık ve beceriksizlikler yüzünden takım olamadığı düşünülen kadromuz, geç de olsa günü kurtarmayı düşünmeyen ehil kişiler elinde. Son yıllarda yanlış hamlelerle yasatılanlardan ders alınarak, bu ehil kişilerin talepleri yerine getirilir ve kendilerine bahsettiğimiz zaman tanınırsa, başarmamak için sebep göremiyorum.
Bir taraftar olarak bu zamanı şahsen tanıyorum. Ve bu süreçte her zaman olduğu gibi inanmaktan vaz geçmeden, "Hep Destek Tam Destek" felsefeme uygun yerimdeyim. Bu bilince sahip tüm taraftarlarımızdan da beklentim bu yöndedir.
Elbette başkanımız ve Yönetim Kurulu'muzdan, futbol dalında da gerçek anlamda sağlam durmaları beklentisi ile birlikte...
Berbat edilen çuvallarca incire yenilerinin eklenmemesi temennimdir.
http://twitter.com/hhosca
29 Temmuz 2010 Perşembe
8 Temmuz 2010 Perşembe
KENDİMİZİ
SINAMA ŞANSI
2010-2011
sezonunda Avrupa yolculuğuna çıkacağımız Euroleague grup kuraları çekildi.
C
Grubu'nda; Regal FC Barcelona, Montepaschi Siena, Lietuvos Rytaş, KK Cibona
Zagreb, Cholet Basket takımları ile eşleştik.
Regal
FC Barcelona, geçen senenin Euroleague şampiyonu.
Montepaschi
Siena, İtalya Ligi şampiyonu.
Lietuvos
Rytaş, Litvanya Ligi şampiyonu.
KK
Cibona Zagreb, Hırvatistan Ligi şampiyonu.
Cholet
Basket, Fransa Ligi şampiyonu.
Her
biri bizim gibi kendi ülkesinin şampiyonu olan takımların bulunduğu oldukça
zorlu bir grupta yer alıyoruz. Bir tek Barcelona kendi ligini finalde kaybedip
ikinci bitirmiş olsa da onlar da avrupa şampiyonlar ligi şampiyonluğu unvanına
sahipler.
Geçen
yılı iyi takip eden ve hatırlayanlar görecekler ki; bu sene de grubumuz iki
takım dışında aynı takımlardan oluşuyor.
2009-2010 /
2010-2011
Barcelona /
Barcelona
M.Siena /
M.Siena
Fenerbahçe /
Fenerbahçe
Cibona /
Cibona
Zalgırış /
L.Rytaş
Asvel /
Cholet
Bir
anlamda geçtiğimiz yıldan bu yana ne gibi gelişimler içinde olduğumuzun
göstergesi olacak bir sınav bizi bekliyor.
Geçen
sene, Avrupa maçlarında hem takım olarak çeşitli aksiliklerin ve takım olamama,
maçlarda gerçek performansları sergileyememe ve kenar yönetimin de bariz
hataları nedenleriyle; ama bunlardan daha çok biz taraftarların takımı adeta
terk edişimiz ve neredeyse ceza almamıza neden olacak derecede boş salonlara mahkûm
etmemizden ötürü, dramatik bir son maçla gruptan çıkmayı başaramamıştık.
Yeni
sezona ise köklü değişikliklerin yanında önemli kadro sirkülâsyonu ve
takviyelerle giriyoruz. Henüz son şeklini almasa da kadromuzun Avrupa için çok
dirençli ve iyi denebilecek seviyeye geldiğini söylemek yanlış olmaz. Grup
kuralarının sonrasında muhtemel yeni takviyelerle daha iyi duruma geleceğimizi
düşünüyorum.
Rakiplerimizi
değerlendirmek için de henüz erken. Kadrolarında değişim yaşayan rakiplerimizle
ilgili net fikre maçlar başlamadan önceki son hallerini gördüğümüzde
varabiliriz. Ancak, her ne değişim içinde olurlarsa olsunlar her biri Avrupa’da
söz sahibi ve güçlü ekollerin takımları. Hepsi ayrı bir dev olan rakiplerimizle
gerçekten zorlu maçlara çıkacağımızı söyleyebiliriz.
Bu
gruptan çıkmak için kendi sahamızda oynayacağımız tüm maçları mutlaka kazanmak
ve geçtiğimiz yıl yaptığımız hataları tekrar etmemek zorundayız.
Yeni
oluşturulan yapılanmanın pozitif yöndeki katkısı ve güçlendirildiğini
düşündüğüm kadromuza taraftarın da gereken desteği vermesi ile gruptan en kötü
üçüncü, ama benim başarabileceğimizi umduğum tahminimle ikinci olarak
çıkacağımıza inanıyorum.
Hepimize
hayırlı olması dileklerimle...
1 Temmuz 2010 Perşembe
BU
BİR RÜYA OLMASIN
Kulübümüz
bünyesinde faaliyet gösterilen tüm branşlarda güzel gelişmeler yaşadık,
yaşamaya devam ediyoruz.
Geçtiğimiz
sezon bir tek futbolda üzüldüğümüz kulübümüzdeki olumlu ve sevindirici
gelişmeler, süreç içerisindeki benimsemediğimiz hatalara rağmen işlerin yoluna
girdiği izlenimi uyandırıyor.
Amatör
branşlarımızdaki başarılar irili ufaklı sürüyor. Yeni dönem yarışmalarında daha
iyi netice almak için var güçleri ile çalıştıklarını gözlemliyor ve onlara
güveniyoruz.
Ülkemizde
spor dalı olarak önde sayılan dallardan voleybol ve basketbolda kulübümüz
bünyesindeki gelişmeler ve ulusal başarının yanında artık uluslararası
başarının da hedeflenmesi ile gerçekleştirilen yapılanmalar memnun edici düzeyi
çoktan geçti.
En
son erkek voleybol takımımızın, yani filenin efendilerinin forma sponsoru
desteği ile ( Sn.Abdullah Kiğili'ya teşekkür ederiz) yeni bir dünya yıldızını
kadrosuna katması ve önceki transferlerle yeni yapılacak takviyeler sayesinde
her sene daha da üzerine koyarak yürüdüğümüzün çarpıcı örneklerinden biri oldu.
Sarı
Melekler, basketbolda yaşanan olumlu ve rakiplere korku salan değişim ve
yapılanmalar, artık ülke sınırlarını aşan bir meydan okumanın dünya kamuoyu
tarafından da fark edilmesi... vs. gelişmeleri yinelemeye gerek dahi
duymuyorum. :)
Tüm
bunların yanında amiral gemisi kabul ettiğimiz futbol şubemizdeki gelişmeler de
bazılarımızı şüpheci yaklaşımla bakmaya yöneltse de sevindirici düzeyde oldu.
Geçtiğimiz
sezonun başında Sportif Direktör olarak göreve başlayan Sn.Aykut Kocaman'ın,
önündeki üç yıllık süreç sonunda tüm yetkileri eline almış ve futbolun tek
yetkilisi olarak kulübümüzdeki bir ilki gerçekleştirmesi bekleniyordu. Bir sezonluk mesaisi boyunca futbol
takımımızda yaşananlar ve gerçek anlamda gelişen süreç içerisinde teknik
direktörlük görevi yapan Sn.Daum'la yolların ayrılması ile neticelenince, üç
yıl sonunda geleceği mevkiye bir sezon sonra getirilmiş oldu.
Kulübümüzün
başkanı Sn.Aziz Yıldırım bildiğimiz, izlediğimiz bu süreç içerisinde 12 yılı
aşan tecrübelerine rağmen Sn.Daum'u büyük tavizler vererek, belki de sporun
ruhuna aykırı bir garanti başarı elde edileceği güvenine sığınıp üç yıllık
anlaşarak ve bu anlaşmayı henüz ilk sene sonunda bozarak hatalı kabul edilse de
Sn.Aykut Kocaman'a yeni görevi için attırdığı imza esnasında verdiği mesajlarda
yüreklere su serpiyordu.
Futbolun
kulübümüz bünyesindeki 12 yıllık Aziz Yıldırım dönemine bakıldığında beyan
edilen sözler "acaba?" dedirtse de; futbolculuk dönemi ve
sonrasındaki teknik direktörlük hayatı boyunca birkaç hatası dışında kendine
has özellikleri ve kişiliği ile başarılı olması halinde hepimizin özlemini
çektiği düzeni oturtacak kapasiteye sahip olduğu düşünülen Sn.Aykut Kocaman'a
bir şans verilmesi gerektiği açıktır.
Başkanın
gerçekten tüm yetkiyi tam olarak Sportif Direktörümüz ve Teknik Sorumlumuz
Sn.Aykut Kocaman'a bırakıp bırakmadığını sezon boyunca hep birlikte yaşayarak
gözlemleyeceğiz.
Tüm
kalbimle ifade ediyorum ki; beklenenden daha kısa sürede yeni yapıyı oturtması
ve başarılar elde edecek sistemi takımımıza ve kulübümüze kazandırması en büyük
dileğimdir.
Camia
olarak aklımızdaki soru işaretlerini saklı tutarak, ama sonuna kadar kendisine
sahip çıkıp destek vererek, belki de tarihimiz boyunca yaşanan bir ilki
başarabilmenin yolunu açmaya mecburuz.
Yaşadıklarımızın
bir rüyadan ibaret olmadığını, ete kemiğe bürünmüş gerçekler olduğunu
görebilmek için, Fenerbahçe Taraftarları'na düşen görevin bilincinde olalım.
Fenerbahçe
Spor Kulübü bünyesinde yaşanan tüm yeniliklerin kulübümüze, biz taraftarlara ve
Türk Sporu'na hayırlı olmasını diliyorum.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)