13 Eylül 2011 Salı

YÜKSEK İRADEMİZE KET VURMAYIN!

Toplumu aptal yerine koyarak kandıran ve bu sayede sömüreceğini zannedenlerin 2011-2012 sezonu; uğradığı büyük saldırı ve kuşatma karşısında sadece onur ve kurtuluş mücadelesi sayan bizler için 2010-2011 sezonunun ikinci yarısının devamı niteliğindeki 19. hafta, Orduspor’la oynadığımız maçla başlamıştır.

Tribünler boş olsa da stat dışındaki taraftarlarımızın varlığı ve tezahüratlarla verdikleri destek sahadaki futbolcularımıza olumlu yansıdı. Bunu verdikleri demeçlerle öğrendik. Henüz son bıraktığımız performanslarında gözükmeseler de yaşadıkları bunca haksızlık sonrası galibiyetle başlamaları önemliydi.

Taraftarlar olarak asla düşük performans ve formsuzlukları hakkında eleştiride bulunma lüksüne sahip olmayacağız. Atılan gol sonrası yapılan jestle sergilenen fotoğraf bizim için galibiyetten değerliydi. Bu bilinci korudukları sürece, performanslarının da artarak tüm rakiplerini dize getirmeye yeteceğini düşünüyorum.

19. haftanın ilk devre mücadelesini zaferle kapatan oyuncularımızı ve başta KOCAMAN yürekli Aykut Hocamız olmak üzere, teknik ekibi ve çalışanları kutluyorum.

***

Maçın seyircisiz oynanmasının haksızlığı, cezayı verenlerin hukuksuzluk yaptığı ve bu cezaların geçersiz olduğu üzerine iddialar dolaşıyor. PFDK bünyesinde yer alan hukukçulardan karara imza atanların arasında Fenerbahçe üyesi isimler var. Eski yönetmeliğe göre –ki Ağustos 2011 tarihinde değiştirilen yeni madde ile bu çarpıklık kendilerince düzeltilmiş, ama ceza bundan önce (27.07.2011) verildiği için sakatlık giderilemiyor- bir kulüple ilgili yürütülen cezai soruşturmanın kararına o kulüple bağlantısı olan hukukçular imza atamıyor.

Dün akşamki maçın bu anlamda seyircili oynanması gerekirken ne yazık ki Fenerbahçe taraftarı stada alınmadı. PFDK tarafından verilen cezanın izah etmeye çalıştığım nedenle geçersiz olması durumu ve buna rağmen maçın seyircisiz oynanması sanırım bir tazminat ve bir sonraki maçın da (Manisaspor) seyircili oynanmasını gerektirecek. Kulübümüzün bu konudaki tavrı ve izleyeceği yol bizler için geçerli olacaksa da yasal tüm haklarımızın korunması dileğimdir. TFF nezdinde uğratıldığımız en küçük zararın dahi tazminini talep ediyor ve takipçisi olacağımı beyan ediyorum.

***

Maç sonrası istifasından geri döndürülen başkanvekilimiz Nihat Özdemir’in açıklamaları taraftarlarımızı kızdırdı. Seyircisiz oynamanın zorluğu ve yarattığı üzüntüye vurgu yaparak bundan sonra aynı duruma düşmemek için taraftarlarımızın dikkatli ve sakin olması gerektiğini bence de haklı olarak ifade ederken… Yayıncı kuruluşa destekle ilgili sözleri infiale sürükler nitelikteydi.

Taraftarlarımız kızmakta haklı olsa da bu açıklamaların bir zorunluluk, önümüzdeki sürece yönelik bir politika olduğu algısındayım. Kulüp televizyonumuzun LigTV reklamları da Nihat Özdemir’in açıklamaları da içinde bulunmak zorunda olduğumuz Süper(!) Lig ortamında normal sonuçlar olarak kabul edilmelidir.

Kulüp yöneticilerimize ve yaşadığımız zorlukları aşmak için verdikleri mücadeleye biz taraftarlar olarak sonsuz destek veriyor ve saygı duyarak iştirak ediyoruz. Her biri saygın ve önemli isimler olan yöneticilerimizin kulübümüzün çıkarlarını gözeterek bazı kararlar alıp, kamuoyuna karşı isteyerek veya istemeyerek bazı açıklamalar yaptıkları da bir gerçektir. Bunları hoş görmek ve tepkili olmak yerine “mutlaka geçerli bir açıklaması vardır” düşüncesiyle olağan bulmak bizim elimizdedir.

Fakat spor kamuoyunun ve bizi sanki direkt kulüple bağlantılıymış gibi görenlerin bilmesi gereken önemli bir detay var. Fenerbahçe taraftarı yöneticilerine şartsız desteğini verirken ve kararlarına saygı duyarken; benimsemediği haller üzerine kendi dinamiklerini devreye sokmak ve aldığı kararları izlemekte hiçbir sakınca görmeyecek özgür bir iradeye sahiptir.

Yıllardır ülke sporunun bekası için kulübüyle birlikte onurlu bir mücadele sergileyen bu taraftar; aleyhine tutum sergileyen her kim(ler) olursa olsun, hak ettiği neyse vermesini bilir. Bu anlamda; Fenerbahçe ile ilgili hiçbir yayınında ilkeli olamayan, adil davranamayan, kendisine yapılan haksızlıkları yok sayıp/görmezden gelip, aleyhine her türlü gelişmeyi defalarca ve yanlı olarak insanların gözüne sokan bir kuruluşun, çoktan beri hak ettiği ile yüzleşmesini sağlaması engellenemez.

Son yaşananlar neticesinde kendisinin de zor duruma düşmesi nedeniyle artık eski kötü alışkanlıklarını mecburen(!) terk etti diye de yapılanların unutulacağını kimse zannetmemelidir. İşte bu bilinenler, Fenerbahçe taraftarının sahte ve samimiyetsiz yaklaşımlara prim vermesini engelleyecektir.

Kulübümüzün sorumlulukları gereği yapmak zorunda kaldığı açıklamaya elbette saygı duyacağız. Her ne kadar şaşkınlıkla karşılasak da bunun bir mecburiyetten olduğunu bilerek, başlangıçta tepkili olsak da değerli insanları harcamayacağız.

Ama kimse Fenerbahçe taraftarının başka hiçbir kulüpte olmayan kendine has reflekslerini ve hareket kabiliyetini etkileyebileceğini düşünme gafletinde olmayacak! Maddi tüm imkânlarını seferber ederek kulübünün yaşadığı zorluklardan kurtulmasına çaba gösteren insanların; kime, nasıl ve ne şekilde tavır alacağını etkilemeye çalışmayacak!

Fenerbahçe taraftarı özgür iradesi ile kulübünün ve yöneticilerinin her zaman yanındadır. Görevlerinin başında olan değerli yöneticilerimizin taşıdıkları sorumlulukları biliyor ve bu yöndeki çalışmalarını takdir ediyoruz. Onlar kendi sorumluluklarını yerine getirmeye devam ederken, biz taraftarlar da üzerimize düşeni akıl yoluyla, mantık çerçevesinde ve Fenerbahçe’mize zarar vermeden; ama kesinlikle yüksek irademizden tavizsiz olarak sürdüreceğiz.


http://twitter.com/hhosca

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder