OLMAZ
OLSUN!
Basketbol
erkeklerde Türkiye Kupası üst üste ikinci kez, toplamda da üçüncü kez
Fenerbahçe'mizin oldu. Çok zorlu maçlar oynayarak; önce Banvit, ardından
Galatasaray ve finalde de Beşiktaş'ı devirip kupaya uzanan Potanın Krallarını
kutluyorum.
Kupayı
kazanmak sevindirici olsa da final maçının son periyodunda çok kötü bir
sakatlık geçiren Mirsad'ın üzüntüsü burukluk yarattı. Bırakın önemli ve yeri az
doldurulur bir sporcu olmasını, bir insan olarak ekmeğini kazandığı bir
uğraşıyı yaparken uzun süre uzak kalacak derecede sakatlanması kahredici bir
durum.
Sakatlık
anında yüzündeki acı ve feryatları yüreğimizi dağlarken; renkleri gibi kara
gönüllü, insan demeye şahitlerin bile yeterli olmayacağı bir güruhun, iki
kollarını dirseklerinden bükerek aynı anda yukarı aşağı hareket ettirip
"ooohh ohhh!" nidaları ile kendilerinden geçişi öfke hissini de
duygularımızın arasına katıyordu.
Ligin
ilk yarısında deplasmanda Karşıyaka ile oynarken Karşıyakalı genç oyuncu
Furkan'ın yaşadığı üzüntü verici sakatlık anında da bir yanda hiç günahı
olmayan oyuncularımıza yüklenen Karşıyaka seyircisi, diğer yanda Furkan'ın
sakatlığına üzülen, sedyeyle çıkarken alkışla moral vermeye çalışan Fenerbahçe
seyircisi vardı.
Rengi,
sevdası, diğerleri hakkında hissettikleri ne olursa olsun; bir insanın yaşadığı
kötü durumu mutluluk vesilesi olarak kullananların, sporun ruhunu geçtik,
insanlıktan nasibini aldığını düşünebilir miyiz?
Bir
kupayı kazanmak uğruna bu bedeli ödemektense, Mirsad'ın sağlıklı olarak devam
etmesini ve kupayı kaybetmemizi tercih ederdim.
Ve
bir teneke parçası için rakibinin önemli bir oyuncusu sakatlanınca orgazm olan
bit yavrularındansa; olmaz olsun o kupa da barındırdığı unsurlar da..!
Geçmiş
olsun Mirsad Türkcan, geçmiş olsun deli yürek!
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder