Helal Olsun Size!!!
Uzun
zamandır erkek basketbol takımımızın maçlarında yaşamadığımız bir geceyi
yaşadık dün.
Belki
de takımı, hocayı kendine getirmesi için böyle bir mucizevî galibiyete
ihtiyacımız vardı.
Normal
sürenin sonlarına doğru vakit daraldıkça sayı farkı hala 6'lardayken "bu
maçı kazanmamız bir anlam ifade etmez, mutlaka en az 6 sayı farkla
kazanmalıyız, bunun için de şu anda olabilecek tek seçenek maçı berabere
bitirmek ve uzatmada gerekli farkı bulmak olmalı" diye
düşündük/konuştuk/haykırdık.
Savunmayı
iyice sertleştirip, faul atışları ve hücumlarda sayı bularak farkı eritince
"acaba olur mu? bu kez de olsun be!" diyerek heyecanla ama adeta
gırtlağımızı yırtarak maça daha fazla verdik kendimizi.
Rakip
faul atışı kullanırken pota arkasının bütünüyle dikkat dağıtma çabaları,
Fatih'in yerini terk edip tam pota arkasına giderek yaptığı müdahalelerle
etkisini gösterdi. :)) Ekranlara yansıdığını dönüş yolunda bitmeyen
konuşmalarından öğrendiğimiz Giray ağabeyin muhteşem coşkusu ve heyecanı
görülmeye değerdi. :)
Birçok
kişinin çok kızdığı Ukiç'in son salise göz damlası maçı uzattığında salonun ve
bizlerin halini görmenizi isterdim. Maç boyunca çok kızdık, hatalara isyan
ettik, basit ve birbirinin kopyası yenen sayılara kahrolduk, hocanın geciken
müdahalelerinde "hocam uyuma" dedik... Ama bütün bunlara rağmen
oyuncuların gösterdikleri takdire şayan mücadeleye ve hocanın gözlerimin önünde
her birini motive etmek için gösterdiği şefkat ve yakınlığa, her molada ve
oyunun durduğu anlardaki oyuncularla ikili istişarelerine tanıklık edince hepsi
mutluluğa, gurura dönüştü.
Salondaki
herkes açıldığından beri en muhteşem günü yaşamamızda pay sahibiydi. Arada
küçük iğnelemeler olsa da tüm salon yerinde ve zamanında ne yapması gerekiyorsa
yapmaya çalıştı. Henüz maç bitmeden, sayı farkı varken salonu terk edenler
Fenerbahçe'den ümidi kesmenin hata olduğunu umarım acı bir tecrübeyle ve
pişmanlıkla öğrenmişlerdir.
Sabah
kalktığımda gırtlağımdaki yumru, acı ve yanma bana yadigâr kalsa da uzun süre
sonunda bize bu derece heyecanlı ve inanılmaz bir geri dönüş sonrası
yaşattıkları zaferden ötürü Potanın Krallarını kutluyorum.
Haftaya
Milano maçını da kazanmamız halinde son 8 takım arasına kalmayı başaracağız.
Ama öncesinde Pazar günü (26 Şubat) salonumuzda BJK derbisine çıkacağız. Kazan
galibiyeti ile kavuşmuş olmalarını dilediğim özgüvenle ve salona gelecek
taraftarın desteği ile son zamanlarda iyi bir çıkış yakalayan BJK basketbol
takımını yenmeyi umuyor ve buna inanıyorum.
Not:
Yazı başlığı değerli dostum Caner Argan’a aittir.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder