SAYIN NİHAT ÖZDEMİR
Başkanımız Sayın Aziz Yıldırım ülke sporunun ve elbette ki futbolunun gelişmesi yönünde büyük uğraşlar verirken açıklamasını şu şekilde yapıyordu:
“Fenerbahçe’yi bir yerlere getirmek, dünya kulübü yapmak, başarılarını ülke sınırları dışına taşıyıp dev kulüplerle yarışır hale getirmek ve buralarda kalıcı olmak için çalışıyoruz. Bunu elde etmek için de öncelikle ulusal liglerimizin kalitesini artırıp güç dengelerini birbirine yaklaştırmak ve yarışmaya katılan takımların adedini artırmak zorundayız. Yüksek kalitede, başa baş mücadele edecek bir kulüpler dengesi kurulmadıkça sınır dışında yapılan yarışmalarda kazanılan başarılar tesadüflere bağlı ve devamsız olur.”
Bu özette verebileceğimiz amaçla Türk Sporu için çalışmalara giren ve yeri geldiğinde kendi kulübünün menfaatini geri plana iten başkanımıza, yapmaya çalıştığını anlamayıp kızanlar azımsanmayacak ölçüdeydi. Anlayıp, sabırla desteğini sürdürenler de…
Kendisinin özellikle Kulüpler Birliği Vakfı başkanı olduktan sonra futbolumuza hizmetleri taraflı tarafsız kesimlerce alkışlandı. Fikrini paylaşıp “Türkiye Ligi’nin yayın değeri 400milyon dolar olmalıdır” dediğinde kendisine gülenler, bu rakamlar aşağı yukarı gerçekleştiğinde ayakta alkışlayanlardı.
Şimdi bu gelirlerin elden kaçacağı korkusunu yaşayanlarca bazı girişimlerde bulunuluyor. 3 Temmuz 2011 / Pazar sabahı başlatılan kuşatmayla adeta bitirilmek istenen Fenerbahçe’nin varlığı başka, yokluğu bambaşka dert düşüncesinde olanlar; iki ucu pis değneğin ortasından tutmuş, ne yapacağını bilmez halde debelenip duruyor.
Siz, Sayın Nihat Özdemir…
Başkanımızın devre dışı tutulduğu günlerde vekilen yerini dolduran, haliyle Fenerbahçe Spor Kulübü başkanlık makamını temsil eden kişisiniz.
3 Temmuz’dan önce başkanımızın bence de yerinde ve geçerli amaçla Türk Futbolu ve Sporu için verdiği mücadelenin, bu tarihten sonra hükmünün kalmadığını önce siz bilmelisiniz. Ülke futbolunun geleceğini düşünme inceliği ve samimiyetini, Fenerbahçe için olumsuz anlamda milat olan bu tarihten itibaren düşünme, dikkate alma, tasasını taşıma lüksümüz kalmamıştır!
3 Temmuz’dan beri kulübünün ayaklar altına alınan onurunu, tarihine lekesiz biçimde kaydedilmiş şerefini korumak için her mecrada ve her türlü yasal hakkını kullanarak mücadele veren Fenerbahçe Taraftarını hiçe saymak gibi bir gafletin içine ise asla düşmemelisiniz!
Fenerbahçe Taraftarı, iddia edilen suçlamaları asla kabul etmemektedir. Başından sonuna kadar tek taraflı yürütülen soruşturma ve kovuşturmanın külliyen saçma, kurgulanmış ve başka amaçlara hizmet eden bir çöplük olduğunu düşünmektedir. Aksi kanıtlanıncaya kadar tutuklu bulunan başkanı ve yöneticilerinin suçsuz olduklarına yürekten inanmaktadır. Savunma haklarının sonuna kadar kullanılarak adaletin tecelli edeceği günü sabırsızlıkla beklemektedir. Her şeye rağmen suçlu oldukları sabitlenir ve ceza kesilmesi gerekirse de hak edilenin uygulanması konusunda hiçbir tereddüt ve endişe taşımamaktadır.
Hal böyleyken, Fenerbahçe Spor Kulübü başkanlık makamını temsil eden siz nasıl olup da; olası ceza almamız halinde TFF Disiplin Talimatnamesi 58. maddesinde yer alan “küme düşürülme” yaptırımını ortadan kaldırma çabasında rol alabilirsiniz?
Size bu hakkı kim verdi Nihat Bey?
Kamuoyunda “suçu kabullenmek, olası cezasını en az zararla atlatmak için mevcut talimatnameleri değiştirmeye çalışmak” olarak algılanacak bir harekete nasıl kalkışır veya bunu dillendirirsiniz?
Açıklamanızda sadece kendimizi değil diğer kulüpleri ve Türk Futbolunu düşündüğünüzü, bu değişiklik olmazsa geleceğin çok karanlık olduğunu ifade ediyorsunuz. 3 Temmuz’dan sonra Fenerbahçe’ye ne Türk Futbolu Nihat Bey?
Fenerbahçe; varsa suçunun cezasını sonuna kadar ve hak ettiği ölçüde çekmekten gocunmayacak kadar büyük bir kulüptür.
Fenerbahçe Taraftarı da; bu zor günlerde kulübünü her zamankinden çok sahiplenecek kadar vefalı, sonuçlarına katlanacak kadar cefakâr; kimseye minnet etmeyen, dirayetli ve sağlam biçimde yerinde duran çok büyük bir topluluktan oluşmaktadır. Korkmayın, olası cezalandırılma halinde ne sizi ne de kulübünü yalnız bırakır!
Bir karar verin Nihat Bey!
Yaptığınız açıklamanın arkasında ve ısrarındaysanız, derhal işgal ettiğiniz makamı terk edin lütfen! Amacınız ne olursa olsun, Fenerbahçe taraftarı bu anlayışı asla kabul etmez!
Yok, bu açıklamada anlatmak istediğiniz: “Yargının neticesinde hiçbir cezai durumla karşılaşacağımızı düşünmüyoruz. Başkanımızın ve yöneticilerimizin aklanarak bu işten kurtulacaklarına eminiz. Ancak, bu süreç bitene kadar TFF kanaatle yanlış hükümlere varırsa telafisi mümkün olmayacak yaralar açılabilir. Buna engel olacak tedbirler alınmalı ve uygulamalar yapılmalıdır” anlamındaysa düzeltme yapınız ve artık futbolumuzun geleceğinden endişe etmekten vazgeçiniz!
Şampiyonlar Ligi hakkımızı elimizden alarak suçlu olduğumuz kanısına vardıklarını gösterenlerin, Fenerbahçe’nin varlığı ile ayakta duran bu ligin selameti için bizi düşürmeyerek sömürdüğü bir ortamda, gerçek adalet sağlanmadığı müddetçe kalmamızın hiçbir manası yoktur!
Bu kirli düzenin şamar oğlanı olmayı, onursuzluğa bedel olacak iltimasları, bu camiayı kamuoyu önünde suçlu duruma düşürme gafletindeki isimleri asla kabul etmiyoruz!
http://twitter.com/hhosca
http://twitter.com/hhosca
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder