YAZIK ETTİN TAURASI...
Yaşanan doping skandalı sonrası takımdan ayrılan Taurasi için Fenerbahçe taraftarı büyük bir uğraş verdi. Bir yandan yapılan haksızlığın ve skandalın boyutunun dünya çapında ses bulması için çabalarken, öte yandan Diana Taurasi'nin geri dönmesi için özel site ( www.comebackdiana.com ) açtı.
Ben de bir Fenerbahçe taraftarı ve yapılan haksızlığa isyan eden bir insan olarak 24 Şubat 2011 tarihinde aşağıdaki mesajı sevgili kardeşim Fatih Kutluol'a tercüme ettirip bu sitede mesajla yayınlayarak destekte bulundum.
"Sevgili Dee,
Dear Dee,
Ülkemizde haksızlıklarla mücadelenin simgesidir Fenerbahçe...
Fenerbahçe is the symbol for the fight against injustice.
104 yıllık tarihinde her zaman onurlu ve isyankar tutum sergileyerek şer odaklarının karşısında dımdık durmayı başarmıştır.
This club has always behaved proudly and rebellious in his 104 years history and managed to stood still against evil and injustice.
Sana karşı yapılan daha fazla bize yapılmış bir haksızlıktır.
Injustice against you is actually against all of us.
Buna karşı durmak, mücadele edip sonunda galip gelmek mümkün.
We can stand still against this and fight together and win in the end.
Bu mücadelede bizimle birlikte olmanı istiyor ve diliyoruz.
We want you to be with us in this fight.
Sarı-lacivert çubukluya geri dön Dee...
Come back to yellow-dark blue striped, Dee..."
Başına gelen haksızlık esnasında verilen destek, duygusal yanımızın bizde oluşturduğu "mazlumun yanında olmak" dürtüsüdür. Aksi yöndeki düşünce ve tavırlar, şimdiki süreçte büyük travmalar yaşamamıza neden olur.
Son yaşanan gelişmelerin bize gösterdiği gerçek şudur ki; hiçbir sporcu çubuklu formadan büyük değildir.
Bir bedel karşılığında katıldığı kadroya hizmet ettiği müddetçe her sporcu aynı değeri ve desteği görmeli, asla belli bir çizginin üzerine çıkarılmamalıdır. Bugün hizmet ettiği formayı, yarın daha fazla ücret teklif eden bir başka formaya değişebilir. Bu normaldir de... Normal olmayan; sporcuları bir taraftarmış gibi görüp, başka takıma gittiklerinde yıkılmak, onları kötülemek ve yakışıksız etiketler yapıştırmaktır. Esas olan Fenerbahçe formasıdır.
Bizler taraftarız. Duygularımızla hareket edebiliriz. Oyuncularımızı da bizimle aynı hissiyatta görmek isteyebiliriz. Fakat profesyonellik(!) anlayışı ile ekmek parasına bakanların böyle düşünmediğini bilmek zorundayız.
Taurasi olayı da bunu tüm çıplaklığı ile gösteren çarpıcı bir örnek olmuştur.
Taurasi, kulübümüzün yaptığı açıklamadan da (http://www.fenerbahce.org/fb2008/detay.asp?ContentID=24465) anlaşılacağı gibi tam bir profesyonel(!) olarak hareket etmiş ve şartlarını sağlayacak olduğu düşünülen ezeli rakibimize gitmiştir.
Spor hayatını derinden yaralayan bir skandalda kendisine başka hiçbir kitlenin yapmayacağı şekilde destek veren Fenerbahçe taraftarını hiçe sayarak; aksine, hakkında çirkin yakıştırmalar ve ahlaksız ithamlarda bulunan bir güruhun çatısı altına girmeyi yeğlemiştir.
Önümüzdeki sezon neler yaşanacağını nasip olursa hep birlikte göreceğiz. Daha önce de kerameti kendinde görenlerin terk edip gittiği; ancak neticelerin değişmeyerek, olayın çubuklu formada bittiğini gösteren Kraliçelerimiz, yeni sezonda da gereğini layığı ile yerine getirecekler ve bizleri gururlandırmaya devam edeceklerdir.
Ben gönülden inanıyorum ki; Taurasi bize değil, ama kendine yazık etmiştir!
http://twitter.com/hhosca
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder