23 Mayıs 2011 Pazartesi

KOCAMAN 27. ŞAMPİYONLUK

Bu sezonun şampiyonluk öyküsü için destanlar yazılır. Bunu anlatmaya, yazıya dökmeye ne kelime haznem ne kültür birikimim ne de yeteneğim yeterli olmaz. Layıkı ile ve doyumsuz biçimde bu destanı kaleme alacak üstadlar, eli kalem tutan Fenerbahçe sevdalıları zaten var. Sabırsızlıkla bunları okumayı bekliyoruz.

***

42 yılı aşmış ömrü hayatımda gönül verdiğim renkler için hiçbir zaman ümitsizliğe düşmedim. Üzüldüğüm zamanlar, hayal kırıklıklarını yaşadığım yıllar, büyüklüğümüze yakışmayacak derecede kötü geçirilen sezonlardaki kızgınlıklar elbette oldu. Ama hiçbir zaman, gerçekçi bakıldığında mümkün olmasa bile taraftarlığımın getirdiği bakış açısı ile; matematiksel olarak şansımızı kaybetmediğimiz müddetçe inancımı yitirmedim.

Bu sezonun ilk yarısı da benim için farklı yaşanmadı. Üstelik; verilen görevin sorumluluğunun çok büyük olduğu bizim gibi bir camianın futbol takımının başındaki insan, en azından sözleşmesinin süresini yapabileceklerini gösterecek fırsatı da bularak tamamlamalıydı.

Türkiye Ligi dışındaki bütün hedeflerinden uzaklaşmış olsa da bu ülkenin sporuna kalitesiyle fazla olan, adam gibi adam ifadesinin tam olarak anlam kazandığı KOCAMAN birine fırsat tanımak ve sonuna kadar destek vermek biz taraftarların göreviydi.

Ne yazık ki futbolcular kadar bunu saglayamadık. Çok şanslıyız. Hakettiği değeri vermesini bilen futbolcularımız ve bu kez aynı hataya düşmeyerek gerçek anlamda arkasında duran başkanımız Aziz Yıldırım sayesinde KOCAMAN adam görevine devam edebildi. Her birine teşekkürü bir borç biliyorum.

KOCAMAN adamı görüp, farkını ve kalitesini bilip, arkasında olduğumuzu haykıran bir kısım taraftarımıza da aynı şekilde teşekkürü bir borç biliyorum.

***

Şampiyonluk görüntülerini izlediğim sabahın 03.30 sularında Can Bartu Tesisleri'ne ancak ulaşan takımımızın tesis içindeki görüntüleri özlemle, hasretle beklediğimiz, hep görmek istediğimiz hali ile gözlerimizin önüne getiriliyordu.

Artık odalarına çekilmek üzere olan futbolcularımız, onlardan önce odasına giden hocalarını "sen bizim KOCAMAN gururumuzsun" nidaları ile geri çağırıyorlardı. Sezon boyunca gülmediği üzerine tefrikalar dizenleri mahçup edecek bir yüz ifadesi ve kendisine tempo tutan futbolcularına oley çektirerek geri dönen KOCAMAN adamın, futbolcuları ile kucaklaştığı, kendisini havaya atıp tutan bu insanların coşkusuna bıraktığı o an; bir şampiyonluk öyküsünün özetinden başka ne olabilirdi?

Tabii gururla ve mutlulukla izleyenlerin gözyaşları eşliğinde...

***

Neticeye ulaşmamış hiçbir yarışma kazanılmış veya keybedilmiş değildir. Yaşamını Fenerbahçe ile bütünleştirmiş biri olarak en küçük yaşımda da bu anlayıştaydım, geride kalan onlarca yıl sonunda da aynı...

Kayserispor'a yenildiğimiz maç sonrası inancını kaybedip, inancının yanında benliğini de yitirenlerin, bugün elde edilen zafer sonrası hatıralarına utançla baktıklarına eminim.

Umarım bu sezon yaşananlar Fenerbahçeli olana da olmayana da bir ders niteliği taşır.

Çünkü; şampiyon olmak mümkün, ama Fenerbahçe olmak imkansızdır!.. Nur içinde yat İslam Baba...

***

104 yıllık tarihimiz boyunca futbol branşında elde ettiğimiz şampiyonluklara eklediğimiz 27.si hepimize kutlu olsun.

Bu sene için henüz tamamlanmamış olan Erkek Basketbol Ligi'nde Potanın Krallarının elde edeceği şampiyonluk ile 5/5 yapmak nasip olsun.


http://twitter.com/hhosca

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder