1 Temmuz 2010 Perşembe


BU BİR RÜYA OLMASIN 

Kulübümüz bünyesinde faaliyet gösterilen tüm branşlarda güzel gelişmeler yaşadık, yaşamaya devam ediyoruz.

Geçtiğimiz sezon bir tek futbolda üzüldüğümüz kulübümüzdeki olumlu ve sevindirici gelişmeler, süreç içerisindeki benimsemediğimiz hatalara rağmen işlerin yoluna girdiği izlenimi uyandırıyor.

Amatör branşlarımızdaki başarılar irili ufaklı sürüyor. Yeni dönem yarışmalarında daha iyi netice almak için var güçleri ile çalıştıklarını gözlemliyor ve onlara güveniyoruz.

Ülkemizde spor dalı olarak önde sayılan dallardan voleybol ve basketbolda kulübümüz bünyesindeki gelişmeler ve ulusal başarının yanında artık uluslararası başarının da hedeflenmesi ile gerçekleştirilen yapılanmalar memnun edici düzeyi çoktan geçti.

En son erkek voleybol takımımızın, yani filenin efendilerinin forma sponsoru desteği ile ( Sn.Abdullah Kiğili'ya teşekkür ederiz) yeni bir dünya yıldızını kadrosuna katması ve önceki transferlerle yeni yapılacak takviyeler sayesinde her sene daha da üzerine koyarak yürüdüğümüzün çarpıcı örneklerinden biri oldu.

Sarı Melekler, basketbolda yaşanan olumlu ve rakiplere korku salan değişim ve yapılanmalar, artık ülke sınırlarını aşan bir meydan okumanın dünya kamuoyu tarafından da fark edilmesi... vs. gelişmeleri yinelemeye gerek dahi duymuyorum. :)

Tüm bunların yanında amiral gemisi kabul ettiğimiz futbol şubemizdeki gelişmeler de bazılarımızı şüpheci yaklaşımla bakmaya yöneltse de sevindirici düzeyde oldu.

Geçtiğimiz sezonun başında Sportif Direktör olarak göreve başlayan Sn.Aykut Kocaman'ın, önündeki üç yıllık süreç sonunda tüm yetkileri eline almış ve futbolun tek yetkilisi olarak kulübümüzdeki bir ilki gerçekleştirmesi bekleniyordu.  Bir sezonluk mesaisi boyunca futbol takımımızda yaşananlar ve gerçek anlamda gelişen süreç içerisinde teknik direktörlük görevi yapan Sn.Daum'la yolların ayrılması ile neticelenince, üç yıl sonunda geleceği mevkiye bir sezon sonra getirilmiş oldu.

Kulübümüzün başkanı Sn.Aziz Yıldırım bildiğimiz, izlediğimiz bu süreç içerisinde 12 yılı aşan tecrübelerine rağmen Sn.Daum'u büyük tavizler vererek, belki de sporun ruhuna aykırı bir garanti başarı elde edileceği güvenine sığınıp üç yıllık anlaşarak ve bu anlaşmayı henüz ilk sene sonunda bozarak hatalı kabul edilse de Sn.Aykut Kocaman'a yeni görevi için attırdığı imza esnasında verdiği mesajlarda yüreklere su serpiyordu.

Futbolun kulübümüz bünyesindeki 12 yıllık Aziz Yıldırım dönemine bakıldığında beyan edilen sözler "acaba?" dedirtse de; futbolculuk dönemi ve sonrasındaki teknik direktörlük hayatı boyunca birkaç hatası dışında kendine has özellikleri ve kişiliği ile başarılı olması halinde hepimizin özlemini çektiği düzeni oturtacak kapasiteye sahip olduğu düşünülen Sn.Aykut Kocaman'a bir şans verilmesi gerektiği açıktır.

Başkanın gerçekten tüm yetkiyi tam olarak Sportif Direktörümüz ve Teknik Sorumlumuz Sn.Aykut Kocaman'a bırakıp bırakmadığını sezon boyunca hep birlikte yaşayarak gözlemleyeceğiz.

Tüm kalbimle ifade ediyorum ki; beklenenden daha kısa sürede yeni yapıyı oturtması ve başarılar elde edecek sistemi takımımıza ve kulübümüze kazandırması en büyük dileğimdir.

Camia olarak aklımızdaki soru işaretlerini saklı tutarak, ama sonuna kadar kendisine sahip çıkıp destek vererek, belki de tarihimiz boyunca yaşanan bir ilki başarabilmenin yolunu açmaya mecburuz.

Yaşadıklarımızın bir rüyadan ibaret olmadığını, ete kemiğe bürünmüş gerçekler olduğunu görebilmek için, Fenerbahçe Taraftarları'na düşen görevin bilincinde olalım.

Fenerbahçe Spor Kulübü bünyesinde yaşanan tüm yeniliklerin kulübümüze, biz taraftarlara ve Türk Sporu'na hayırlı olmasını diliyorum.


http://twitter.com/hhosca


Hiç yorum yok:

Yorum Gönder