SÜTEN ÇIKMIŞ AK KAŞIK MISINIZ?
Ülkenin her yerinden irin irin seviyesizlik, kalitesizlik akıyor. Amaç edilene ulaşmak için bürünülen şekiller mide bulandırıyor. Siyasetçisinden spor adamına, emniyetçisinden medya organlarına ve bunların iğrenç emellerini muhasebe edemeyen, her konuda bilgi(!) ve fikir(!) sahibi vatandaşa kadar…
Spor, tüm farklılıkları bir araya getirebilen yegâne unsur. Siyasi görüşü, inancı, kültürü, yaşam biçimi ne olursa olsun insanlar aynı renge gönül verdiğinde bunların dışarıda bırakıldığı malum. Farklılıkları nedeniyle günlük yaşamda birbirine hoş yaklaşmayı beceremeyenlerin, tutkunu olduğu renklerin altında birbirlerine nasıl sarılabildiği ve bu renklerin bekası için nasıl kader birliği yapabildiği de… Bu açıdan bakıldığında, sporun birleştiriciliği takdire şayan kabul edilmelidir ve korunmalıdır.
Bir de sporun etik değerleri içinde yenmeyi, yenilmeyi, kazanan kadar kaybedeni de alkışlamayı ve kitleleri birleştiren bu muazzam olayın içinde emek verenlerin hakkını teslim etmeyi bilmek vardır. Adil, ahlaklı ve temiz mücadelenin olduğu bir sporu herkes yüceltmeli, bunun olması yönünde çaba göstermelidir.
Sporu salt başarı elde etmek ve bunun için her yolu mubah kabul etmek olarak algılayanlar, bu uğurda insani melekelerini yitirecek kadar kendilerinden geçenler; tarih önünde asla saygın bir hatıraya sahip olamazlar. Onuruyla, şerefiyle, sadece spor alanında verdiği mücadele sonunda ikinci olmak, son dakikada şampiyonluğu kaybetmek, saha dışı her yolu dâhil ederek kazanılan şampiyonluklardan çok daha değerli ve yeğdir.
Fenerbahçe Spor Kulübü, tarihi boyunca helal kayıpları haram kazançlara tercih ettiği için en büyük olmuştur. Son şampiyonluğu ile bunu lekelemeye çalışanlar, buna yeltenenler, uğrayacakları utancın altında kalmaya mahkûm olacaklardır.
İşgüzar bir futbolcu menajeri ve kendisine bağlı genç bir futbolcusu arasında şakalaşmaktan öte sayılmaması gereken, öğrenildiğinde ancak gülünüp geçilecek bir mesajlaşmayı; aynı ortamda olsa bile suçlanamayacak, ama asla o ortamda olmadığını ve bu mesajlaşmada dahli olmadığını çocuğunun üzerine yemin ederek söyleyen Emre Belözoğlu üzerinden, kazanılmış tertemiz hakka çamur atmaya getirenler önce kendilerine bakmalıdır.
Her türlü yasal kovuşturmasına başlanan bu suçlamalar hakkında kendilerine pay ve paye çıkartma çabasında olanlar var. Fenerbahçe’nin ligden düşürülmesinden tutun da Emre Belözoğlu’nun futbol hayatının bitecek olmasından bahseden hafızası hamsi kadar olmayanına kadar…
- Kadrolarında bulunduğu sıralarda kendi takımları da dahil bazı lig maçları için bahis oynayan/oynatan ve bu kanıtlanınca ceza alan Gökdeniz Karadeniz başta olmak üzere, çoğu Trabzonsporlu birkaç yerli oyuncunun hangisinin futbol hayatı bitmiş de Emre’ninki bitecek?..
- İşlediği çirkin suça rağmen “Milli oyuncumuza sahip çıkmalı, futbol hayatının geri kalanında vereceği hizmetlerden yararlanmalıyız” beyinsizliği ile yüz kızartıcı olmaktan çok öte bu suçun cezasında indirime gidenler ve bundan memnun olanlar mı bitirecekler Emre’nin futbol hayatını?..
- Kadrolarında her türlü ahlaksızlık döndüğü halde zerre suçlanmayanlar, el birliği ile aklanma çabası ile günahsız ilan edilenler mi Fenerbahçe’nin ligden düşmesini sağlayacaklar?
- Sporun sütten çıkmış ak kaşıkları(!) siz misiniz?.. Yoksa bu konulara müdahil olması gereken en son cenah mısınız?
Soruşturmaların sonucu belli olduğunda bu soruların cevaplarına da kavuşacağız. Kimse merak etmesin!.. Sonuç lehine de olsa aleyhine de olsa gerekeni çekinmeden yapacak büyük bir camiaya sahiptir Fenerbahçe…
http://twitter.com/hhosca
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder