4 Mart 2011 Cuma

DURUM TESPİTİ...

- 25 Ekim 2009 tarihinde Fenerbahçe Şükrü Saracoğlu Stadı'nda oynanan Fenerbahçe-Galatasaray maçında yaşanan olaylar nedeniyle PFDK (Profesyonel Futbol Disiplin Kurulu), 29 Ekim 2009 tarihinde aldığı kararlarla verilen cezaları şu şekilde açıklamıştı:
 "Profesyonel Futbol Disiplin Kurulu'nun 29.10.2009 tarih ve 28 sayılı toplantısında almış olduğu kararlar aşağıda belirtilmiştir.
1- FENERBAHÇE SPOR Kulübünün, 25.10.2009 tarihinde oynanan FENERBAHÇE - GALATASARAY A.Ş. Türkcell Süper Lig futbol müsabakasında, taraftarlarının neden olduğu saha olayları nedeniyle takdiren 2 RESMİ MÜSABAKAYI KENDİ SAHASINDA SEYİRCİSİZ OYNAMA CEZASI ile cezalandırılmasına,
..."

Bilindiği gibi bu maçta iki takım futbolcuları birbirleri ile tartışmış, itiş kakış yaşanmış, tribünleri tahrik edecek hareketler neticesinde tasvip etmediğimiz bir şekilde kendini bilmez birinin sahaya, aslında birbiri ile didişen futbolculara doğru attığı bozuk para futbolcuların yakınında olayları izleyen yardımcı hakemin başına isabet ederek yaralanmasına yol açmıştı. Bu yaralanma sonrası yardımcı hakemin tedavisi yapılmış ve hakemlerin kendi kararları ile maçın oynanması sağlanarak maçı yönetmişlerdi.

Yaşanan olaylarda tribünleri galeyana getiren oyuncuların tahriki göz önüne alındığında; verilen cezanın kendi sahasında 2 maç seyircisiz oynanması şeklinde olması tartışılır... Ki, bu cezanın az olduğu kamuoyunda tartışmaya da açılmıştır.

Verilen karar, uygulanan ceza yönetmelikleri için bir kıstas kabul edilsin diyelim ve bir kenarda tutalım...

- 27 Şubat 2011 tarihinde Hüseyin Avni Aker Stadı'nda oynanan Trabzonspor-Kayserispor maçında yaşanan olaylar nedeniyle PFDK, 03 Mart 2011 tarihinde aldığı kararlarla verilen cezaları şu şekilde açıkladı:
"Profesyonel Futbol Disiplin Kurulu'nun 03.03.2011 tarih ve 72 sayılı toplantısında almış olduğu kararlar aşağıda belirtilmiştir.
1- TRABZONSPOR A.Ş.'nin, 27.02.2011 tarihinde oynanan TRABZONSPOR A.Ş. - KAYSERİSPOR Spor Toto Super Lig futbol müsabakasında, taraftarlarının neden olduğu saha olayları nedeniyle takdiren 1 MAÇ SAHA KAPAMA CEZASI ile cezalandırılmasına,
..."
Yine bilindiği gibi bu maçın sonlarına doğru hakeme tepkilerini sahaya yağdırdıkları yabancı maddelerle ve galiz küfürlerle gösteren Trabzonspor seyircisi, maç bitiminde soyunma odasına yönelen hakem Yunus Yıldırım'ın alnına isabet ettirdikleri yabancı madde ile yaralanmasına neden olmuşlardı. Maçtan saatler sonra stattan ayrılamayan hakemlerin rapor yazdıkları(!) için geciktikleri açıklaması yapılmıştı.

Sahasında oynadığı maçlarda puan kaybı yaşayan, son 3 maçında 6 puan kaybeden Trabzonspor'un lig yarışında geride kalması istenmemiş olmalı ki, tarafsız sahada ve seyircili oynama cezası(!) kendilerine layık görüldü. Maçın hemen ardından soluğu Trabzon'da alan Spor Bakanı Faruk Özak, eğer bir hizmette bulunmak niyetindeyse; verilen cezayı Trabzonspor'un kendi sahasında kalan bütün maçları tarafsız sahada seyircili oynaması olarak değiştirtmesi uygundur. Ülkemizdeki adalet sağlayıcıların vicdanlarda sağlanamayan adalet konusunda hüküm giymeleri yıllar olsa da artık bunu saklı gizli endişesi taşımadan yapmaları mesleki ahlaksızlığın doruk noktasıdır.

- Ligimizin güzide takımlarının statlarında her maç koro halinde tribünlerden yükselen küfürleri hesaplama yeteneği olmayanlar… Hiçbir şekilde onaylamadığım, tamamıyla bitmesi için mücadele verdiğim küfür meselesinin saniyeleri ile çetelesini tutarak, belki de namzetlerine göre bu konuda en müstesna stat olan Fenerbahçe Şükrü Saracoğlu Stadı'nda verilen küçücük tepkileri bile küfür statüsüne sokup, Fenerbahçe'yi (seyircisiz oynama) ceza sınırına getirebiliyorlar.

Maçları canlı veya ekran başından dikkatle takip edenlerin diğer statlara gösterilen hoşgörü ve üç maymun halini kavrayabilmeleri için, tahammülsüzlüğün muhatabının sarı-lacivert çubuklu, ama İstanbul menşelisi olduğuna bakmaları yeterlidir.

Yukarıda sadece, çarpıcı biçimde göze batan iki örneği sunmaya çalıştım. Bütün bu dönen ve dönecek olan dolapların bilincinde olduğumuzu daha önce belirtmiştim. Bu yazının amacı da her şeyin farkında olduğumuzun bilinmesi, balık hafızalı olmadığımızın görülmesidir.

Fenerbahçe maçlarını o gün sahaya çıkacak 11 futbolcusu ve yedek oyuncuları ile birlikte, arzu edilen herhangi bir sahada tertemiz mücadelesi ile oynayacak ve karşısında birlik beraberlik(!) içinde rengârenk bir formaya bürünen rakiplerine rağmen ligi bitirecektir. Fenerbahçe'nin onurlu yürüyüşüne karşı dikleniş ister devlet destekli olsun, ister medya katkılı...

Sonunda kazanıp kaybetmek çok da önemli değildir. Çünkü Fenerbahçe, kendisine karşı bukalemunlaşanlar nezdinde çoktan kazanmıştır.


http://twitter.com/hhosca

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder